0

Fadimemi öyle bir siktim ki

Ben 28 yaşında 1,85 boyunda 80 kiloda yakışıklı sayılabilecek esmer birisiyim. Çalıştığım yerin ismini vermek istemiyorum. Bizim kurumda taşeron firmalar üzerinden hizmet alımları yapılmaktadır ve buralarda asgari ücret ile sözleşmeli işçi çalıştırılır. İnsanlar taşeron dahi olsa, işsizlikten dolayı buraya rağbet ederler ve buralara girmek gerçekten zordur.

2014 yılının nisan ayında memleketten annem aradı ve bizim köylümüz yaşlı bi adamın uzaktan akrabası olan Hüseyin ile aynı şehirde yaşadığımızı ve adamın işe ihtiyacı olduğunu söyleyip yardımcı olmamı istedi. Ben de anneme, adama benim telefon numaramı vermesini ve beni aramasını söyledim. Ertesi gün adam aradı ve merkezde bi yerde buluşmak için randevulaştık. Akşam iş çıkışı merkeze indim ve adamla buluşup bi çay bahçesine oturduk. Hüseyin 40lı yaşlarda gariban tipli, çelimsiz, tipsiz, sessiz sakin bi adamdı. Evli ve bir kız çocuğu babasıydı. yaklaşık iki aydır işsiz olduğunu, ekonomik olarak çok sıkıntıda olduklarını söyleyip adeta işe sokmam için yalvardı. Adama elimden geleni yapacağımı söyleyip oradan ayrıldım.

Amirlerimle konuşup yardımcı olmalarını istedim ve çok geçmeden Hüseyin’e kat görevlisi olarak işe başlayacağını haber verdim. Bu mutlu haberi alınca telefonda neredeyse sevinçten ağlayacak halde bana abi allah senden razı olsun, abi allah ne muradın varsa versin diye diye bi hal oldu. Çok mutlu olmuştu.

Hüseyin işe başladığının ikinci günü teşekkür etmek amacıyla beni akşam yemeğine davet etti. Ben de zahmet vermeyeyim bekar adamım rahat edemem gelmesemde gelmiş kabul et dememe rağmen aşırı derecede ısrar etmesinden ötürü davetine icabet etmek için sözleştik. Hüseyinlere giderken aklımda bir gram kötü niyet yoktu. Zaten bekar olmam nedeniyle evlerinde sıkıntıdan patlayacaktım ama yoğun ısrarına dayanamamıştım. Altıma baldırlarımı, kalçalarımı ve kasık bölgemi ortaya çıkaran dar bir lacivert kot, üzerime de açık mavi renkte, göğüs ve kol kaslarımı ortaya çıkaran slim fit beyaz bir spor gömlek giymiştim. Üzerime de blazer ceketimi alıp yola koyuldum. O akşam hayatımın kadınıyla tanışacağımı nerden bilebilirdim ki…

Kapıyı çaldım ve Hüseyin açtı, hoşgeldin Ferhat abi diyerek beni içeri davet etti ve salona geçtik. 20-30 saniye sonra eşi ve kızı hoşgeldin demek için içeri geldiler. Kadının kapıdan içeri girmesiyle ben o anda resmen şok oldum. Çünkü ben böyle güzel vücutlu bi kadınla karşılaşacağımı hiç hayal etmemiştim. Gördüğüm güzellik Hüseyin gibi bi adama on gömlek fazlaydı. Başında ince beyaz bi tülbent, üzerinde gerdanını açıkta bırakan ama dekolte olmayan, ortasından düğmeli daracık bi hırka, altında da kalçalarını sımsıkı sarmış bi etek vardı. Göğüslerinin güzelliğini gizleyemeyen hırkanın bütün düğmeleri iliklenmiş olsa da dantelli sütyeninin hiçbir ayrıntısını gizleyemiyordu. Boyu 1,55 civarında, basen bölgesi hariç bi fazlalığı olmayan bi afetti karşımdaki kadın.

Hoşgeldiniz dedi, ayağa kalkıp hoşbulduk Ferhat ben dedim, o da kısık ve utangaç bir ses tonuyla Fadime dedi ve tokalaştık. Memnun oldum deyip tekrar oturdum ama bu 10 saniyelik kısa süre içerisinde bir an bile gözlerimi kadından ayıramadım. Umarım hüseyin farketmemiştir diye düşünürken, o elinde kumanda televizyonda zap yapıyordu. Kalbim yerinden çıkacak gibi oldu ve tuvalete gittim. Aynada kendime bakıp kendine gel olum karşındaki evli bi kadın dedim. Şimdiye kadar hiç evli bi kadına yan gözle bakmayan ben resmen çarpılmıştım. Derin derin nefes alıp yüzümü yıkayıp tekrar salona geçtim.

Oturdukdan sonra, Hüseyin minnettarlığı göstermek için dualarla bana teşekkür ediyordu. Abi şöyle iyi oldu böyle iyi oldu falan fıstık, o arada Fadime de geldi ve karşımıza oturdu, o da utangaç tavırlarla teşekkür etmeye ve bana abi demeye başladı. İkisine de kaç yaşında olduklarını sordum, Hüseyin 40, Fadime 31 yaşında olduğunu söyledi. Bundan sonra bana abi demeyin bozuşuruz, ben 28 yaşındayım dedim ve gülüştük. Kendimi Fadimenin gözlerine bakmaktan alıkoyamıyordum ve sanırım o da bunu farketmişti. Göz göze geldiğimizde gözlerini utangaç bi tavırla benden kaçırıyordu.

5-10 dakika oturduktan sonra fadime kalktı ve sofrayı hazırlamak için mutfağa yöneldi. Arkasından baktığımda resmen sikim taş gibi olmuştu. Süper geniş kalçalar, ve o kalçalarının süper görünmesine sebep olan incecik bi beli ve incecik baldırları vardı. Öyle hem koca götlü hem de kalas gibi baldırı olan kadınlardan değildi. Muhteşem bi vücudu vardı. Göğüsleri ne çok iri ne çok küçüktü. Ama kalçaları gerçekten mükemmel genişlikteydi. Vücut ölçüleri 90-60-120 gibiydi.Yüz olarak çok güzel sayılmasa da köylü güzeli bi yüz tipi vardı. Dudaklarının kalın olması onu yeterince çekici kılıyordu.

5 dakika sonra Fadime bizi mutfağa davet etti. Ben Fadimeyle karşılıklı, Hüseyinde kızıyla karşılıklı masaya oturduk. Çorbalarımızı içtikten sonra tadı hala damağımda olan yaprak sarmalarını koydu. Çok lezzetli olan sarmalardan bi kaç tane yedikten sonra, Hüseyin’e dönüp ”Çok şanslı adamsın hüseyin” dedim. ”Neden abi” dedi, ”bak hala abi diyosun kızıcam ama” dedim. ”Peki peki neden şanslıyım Ferhat bey” dedi, ”böyle mükemmel yemekler yapan bi hanımın var da ondan” dedim. ”Ben uzun zamandır bu kadar lezzetli yemek yememiştim eline sağlık Fadime” dedim. O da ”afiyet olsun gerçekten beğendiniz mi?” dedi, ben de ”beğenmek ne kelime mest oldum” dedim. Ama bu konuşmalar esnasında Fadimenin gözlerinin içine imalı imalı bakıp niyetimi belli ettim. Sanırım anlamış olacak ki o da imalı imalı tavırlarla gözlerimin içine kaçamak bakışlar atmaya başladı. Hüseyin salağı da ”Ferhat Bey abartıpta şımartmayın şunu” deyince Fadimenin yüzü düştü ve üzüldüğünü farkettim. kocasına öfkeli bi şekilde bakmaya başladı ama ağzından tek kelime çıkmadı. Ben de hüseyine ‘böyle bir eşin olduğu için şükret öyle deme” dedim. Bu lafımdan sonra Fadimeyle göz göze geldik ve bana öyle bi tebessüm etti ki ben mesajı almıştım.

Yemekten sonra salona geçtik ama Hüseyin o arada tuvalete girdi. arkamdan Fadime geldi ve salona oturduk, Ben Fadimenin gözlerine bakarak ”bu öküzden başka evlenecek başka adam bulamadın mı?, anladığım kadarıyla hiç kıymetini bilmiyor senin” dedim. ”Ah ah uzun hikaye Ferhat bey” dedi. Ben de ”istersen müsait bi zamanda seni dinlerim, anlatırsın rahatlarsın” dedim. ”Hangi ara anlatayım Ferhat Bey evden dışarı çıktığım yok ki, hem bi gören olur da mazallah rezil oluruz”, dedi. ”Sen bana telefon numaranı ver olmadı telefonda görüşürüz” dedim. Bi gözü tuvaletin kapısında çekine çekine verdi numarasını. Tamam dedim ben Hüseyin işteyken ararım seni dedim. ”Şimdi sıkma canını bu saatten sonra senin üzülmene izin vermem. Maddi manevi her zaman yanındayım” dedim. Öyle deyince gözlerini benden hiç ayırmadan kocası tuvaletten çıkana kadar gözlerimizle konuştuk.

Çay faslından sonra müsaade isteyerek evden ayrıldım. Ertesi gün işyerinde hüseyini kontrol ettim, sanki işim varmış gibi onun çalıştığı binaya geçtim ve selam verip hal hatır sorduktan sonra Fadime’ye iltifat dolu sözlerle bi mesaj attım, müsaitse arayacağımı söyledim. Okey alınca aradım ve istersen öğle arası buluşalım 2-3 saat izin alırım, benim evime gideriz kimse görmez rahatça oturur muhabbet ederiz. dedim. Kadın şok olmuştu muhtemelen benden böyle bir şey beklemiyordu, daha dün akşam tanışmıştık, zaten kendisi de içine kapanık çekingen birisiydi. Bi düşün ben seni yarım saat sonra tekrar arayacağım dedim ve kapattım, Yarım saat sonra aradığımda, kızının saat 2 de okuldan geleceğini, o saate kadar evde olması gerektiğini ama çok korktuğunu, birinin görmesinden çekindiğini söyledi, ben de rahat olmasını eğer yakalanırsak onu yüzüstü bırakacak kadar şerefsiz olmadığımı gerekirse nikahıma alacağımı ama ona zarar getirmeyeceğimi falan söyleyince inandı ve kabul etti.

Saat 12’de belirlediğimiz yerde onu arabamla aldım. Arabaya bindi ve çok tedirgindi. O kadar tedirgin ve çekingen olmasına rağmen gözlerine kalem çekip dudaklarına da kırmızı ruj sürmüştü. Süslenip püslenmesinden anladım ki o da olacaklara hazırlıklıydı. Üzerinde ise pardesü başında da kırmızı bi türban vardı.

Evlerimiz farklı mahallelerde olmasına rağmen araba ile 5 dakikalık uzaklıktaydı. Eve geldik ve içeri geçtik. Hala üzerinde tedirginlik vardı. Pardesüsünü çıkarttığında onun da benimle aynı amaç için buluştuğumuzu anlamıştım. Üzerinde daracık ve dekolte kırmızı bir body, altında ise dün akşamki eteği vardı.

İçeri geçtik ve oturmasına izin vermeden kolundan tutup gözlerinin içine bakıp ben sana deliler gibi aşık oldum dedim, başını öne eğdi, ben de sana dedi ve utangaç bir tavırla tebessüm etti. Başka hiç bir kelime konuşmadan dudak dudağa öpüşmeye başladık. O kadar acemi öpüyordu ki sanki acemi bir liseli gibiydi ama o kadar da ateşliydi ki parmaklarıyla sırtımı tırmalıyordu. Hiç incitmeden yavaş yavaş onu soymaya başladım yüzüme bakamıyordu utancından ama nefes alışverişlerinden beni içine almak için ne kadar arzulu olduğunu anlayabiliyordum. Dün akşam gördüğüm o vücut şu anda çırılçıplak karşımdaydı. Tam bir sanat harikası gibi, dolgun göğüsler çok hafif ayva göbeği, beni kendine aşık eden geniş kalçaları ve sanki hiç sikilmemiş gibi duran daracık amcığıyla kendini bana teslim etmişti. Ben de soyundum ve hiç yalama faslına girmeden direk içine girdim. Gözleri kapalıydı ve durmadan of çekiyordu. Hem çok utanıyor hem de deli gibi kendini bana siktiriyordu. 5 dakika sonra boşaldığımda o da boşalmıştı. amı sırılsıklamdı. Kalkıp beraber banyoya gidip elimizi yüzümüzü yıkayıp geldik ve birer sigara yaktık. Normalde sigara kullanmayan birisiydi. Ama zevk sigarası içmek onun da hakkıydı 🙂

Dün akşam kocasının yanında söylediğim sözlerin çok hoşuna gittiğini, ilk defa bir erkekten iltifat aldığını, bakışlarımdan ise ilk başta rahatsız olmasına rağmen hiç durmadan gözlerimle onu süzmemden çok etkilendiğini, kocasının yemekteki aptal tavırları ve sözleri nedeniyle de çok üzüldüğünü ama hemen sonrasında onu teselli edip, arka çıkmamım da onun kalbinde kıpırtılar oluşturduğunu söyledi. Artık o utangaç halinden eser yoktu. Çok yakışıklı ve karizmatik olduğumu ve dün akşam benden çok etkilendiğinden bahsetti. Gece beni düşünmekten hiç uyumamış, sabah olup hüseyin evden çıktığından beri benim aramamı beklemiş ama sadece telefonda görüşürüz diye hesap etmiş. Ben buluşma teklif edince de eli ayağına dolaşmış ama kendine engel olamamış.

Utangaçlığını üzerinden attıktan sonraki ikinci sevişmemize geçmiştik. Bu sefer birbirimize iltifatlar ediyor, hiç aceleci davranmıyorduk, onun vücudunun heryerini yalıyordum şimdi. Amını yalarken çıkardığı sesler beni tahrik ediyordu. Meğer Hüseyinin hiç yalama adeti yokmuş. Yalamayı bırak ayda bir sevişmesine bile razıymış meğerse Fadime.

Onu domaltıp amına sokarken göt deliğinin hiç zorlanmadığını farkettim. Pembe bir noktaydı sadece. Beni çıldırtan kalçaları şu anda domalmanın etkisiyle iyice genişlemiş, gözüme kocaman görünüyordu. Resmen çıldırıyordum. O göt deliğine sokmak için nefsimle mücadele ediyordum ama bana kendini koşulsuz sunan bu utangaç köylü güzelini ilk seferden ürkütmek istemiyordum. Bu sefer o benden önce boşaldı ve hadi artık kocacım dölle beni deyince acaip tahrik oldum ve içine boşaldım. Özür dilerim dayanamadım içine boşaldım deyince, olsun kocacım bundan sonra hep içime akıtabilirsin, ikinci çocuğu düşünmediğimizden geçen sene rahim tüplerimi bağlatmıştım o yüzden rahat olup her seferinde beni dölleyebilirsin dedi.

O günden bu güne kadar tam iki yıldır haftada iki-üç gün öğle araları buluşuyoruz. O çok istediğim daracık göt deliğine ise 3. buluşmamızda sahip oldum. Fadimem ise arkadan vermenin tadını aldıktan sonra bu zevkten hiç mahrum etmedi kendini. Hüseyinin ise hiçbirşeyden haberi yok. Aklınca karısı gözü açılmamış saf bir köylü kadını. Halbuki ben onun hem gözünü hem götünü açtım

Erotik hikayeler:

bh sex,uzun sex hika,Yengeseks,Bh oku sex,dolgun ortayaş hanimin seks h

Sex Hikayeleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir