0

kocamla görücü usulü evlenmiştik

Ben yirmi yaşında, üç aylık evli, esmer orta boylu bir kadınım. Sizlere
tüm hayatımı etkileyen bir anımı anlatacağım. Üç ay kadar önce kocamla
görücü usulü ile evlendik ama kısa bir süre içinde birbirimize aşık
olduk. Sık sık sevişiyor, mutlu bir hayat sürüyorduk… Evlilik
öncesinde hiçbir seks deneyimim yoktu, ilk defa kocamla birlikte
olmuştum. Bu nedenle kısa sürede kocama bağlanmış, her an sevişme arzusu
ile dolu, neşeli bir kadın olmuştum. Bir ay önce kocamın askere gitmesi
ile birlikte sudan çıkmış balığa dönmüştüm. Kocam ve sevişmelerimiz hiç
aklımdan çıkmıyordu. Kocama öyle aşıktım ki başıma gelen o olayın
olacağı aklımdan bile geçirmediğim şeylerdi. O lanetli gün evde kocamın
ablalarıyla aylak aylak otururken hamama gitmek aklımıza geldi. Kısa
sürede hazırlandık ve en yakındaki, gündüz kadınlara, akşam erkeklere
açık olan hamama gittik. Soyunup peştamallarımıza sarınarak içeriye
girmemizle birlikte bende tuhaf hisler uyanmaya başlamıştı bile. Hamamın
rutubetli, ıslak ortamı, yankılanan kadın sesleri, yarı çıplak dolaşan
kadınlar ve onların sallanan memeleri, kurnalardan gelen su sesleri beni
yavaş yavaş dış dünyadan koparıyordu. Hamamın göbek taşında kocamla
hararetli bir şekilde seviştiğimizi tahayyül ediyor, bunun etkisiyle
büyük bir cinsel arzuyla hamamın içinde kıvranarak dolaşıyor ne
yapacağımı bilemiyordum. Görümcelerim de bendeki tuhaflığı fark etmiş
ama ne olduğunu anlayamadıklarından şaşkın şaşkın bakıyorlardı. Adeta
büyülenmiş gibiydim. İçine düştüğüm girdaptan nasıl çıkacağımı düşünmeye
çalışıyor, ama seksten başka bir şeye yoğunlaşamıyordum. Kendime gelmek
için bir kurnaya girerek dakikalarca soğuk suları kafamdan aşağı
döktüm. Biraz kendime gelmiştim. Herkes hamamdan çıktıktan sonra hamamda
tek başıma kalıp kendimi tatmin etmeyi planlayarak kurnadan çıktım.
Akşama doğru herkes çıktı. En son görümcelerime biraz daha kalıp
çıkacağımı beni beklememelerini söyleyerek onları da gönderdim. Boş bir
kurnaya girdim üzerimdeki peştamalı kapıya astım. Çırılçıplak kalmıştım.
Lifle bütün vücudumu sabunladım. Sol elimle göğüslerimi avuçlarken sağ
elim bızırımın üzerinde dolaşıyordu. Sabunun etkisiyle ellerim vücudumun
üzerinde kayarak geziyordu. Bazen parmaklarımı içime sokuyor, bazen
bızırımı sıkıştırıyor, isterik çığlıklar atıyordum. Hamamda yankılanan
bu seslerin de etkisiyle kısa sürede orgazmın eşiğine gelmiştim ki ani
bir sesle irkildim. Kapının önünde genç, orta boylu, kaslı, baline
doladığı peştamalla bir adam bana bakıyordu. Hallerinden utandığı, hatta
yüzünün kızardığı anlaşılıyordu. Yönünü başka tarafa dönerek;

-“Af edersiniz,ben…, şey… , burayı boş sanıyordum, bir gürültü
duydum ona bakmaya gelmiştim” diye kekeledi.Farkında olmadan önüne
baktım. Gerçekten de peştamallı adamın önünde bir kabarıklık yoktu.
Akşam seansı için temizlik yapmaya gelen görevli olduğunu tahmin ettim.
Arkasını dönerek gitmeye başladı ve;

-“Siz giyinene kadar ben en dış kapıda beklerim hanımefendi” dedi .

Ben yeniden birkaç saat önceki halime dönmeye başlamıştım. Tekrar
içimdeki şeytan beni etkisi altına almıştı. Az önceki yarım kalmış
orgazmın da etkisiyle , büyülenmiş gibi;

-“Dur” diye bağırdım.

Adam yerinde dondu kaldı. Bütün hayatımın seyrini etkileyen, mutlu
evliliğimin de sonu olan bu tek kelimeyi hangi duyguların altında
söylediğimi hala bilemem. Ama müthiş bir seks arzusuyla dolu olduğumu,
delice sevişmek istediğimi ve başka hiçbir şeyin bunların önüne
geçemeyeceğini hissediyordum o an. Artık ne yaptığımı bilmiyor, bir
robot gibi hareket ediyordum. Adamın önünde çömelip peştamalı
ayaklarının dibine indirmiştim. Büyük bir şehvetle adamın aletini
avuçlarımın arasına alarak yalıyor, emiyordum. Tam olarak dikleştiğinde
elimden bırakarak bir süre seyrettim. Evet beni büyüleyen şey buydu
belki de. Hayranlıkla bakıyor, daha sonra tekrar öpüyor, yalıyor,
emiyor, yanaklarıma ve meme uçlarıma sürüyordum. Beni bu büyüden
çıkaracak tek şeyin, şu avuçlarımın içindeki irice aletten çıkacak hayat
sıvıları olduğunu düşünüyordum. Eğilerek koltuk altlarımdan tuttu ve
beni yukarıya doğru hızla kaldırdı. Uçuyormuş gibi hissettim kendimi.
Bacaklarımı beline dolayarak arkadan kenetledim. Kollarımı da boynuna
doladığımda dudaklarımız birleşmişti bile. Küçük kalçalarımdan
kavrayarak koca aleti getirdi bızırımın üstüne dayadı. Aletinin uç
kısmını birkaç defa bızırımın üzerinde kaydırması benim ağzımın içindeki
dili dışarı iterek;

-“Oohhh, oohhh” diye bağırmama neden oldu .

Kayganlığın artmasının da etkisiyle koca alet içime kaymış, ileri geri
gidip gelmeye başlamıştı. Bunu kalçalarımdan tutarak gerçekleştiriyordu.
Dilini ağzımdan içeri sokmuş. Dudakları bir vantuz gibi dudaklarımı
emiyordu. Memelerim de alttaki hareketliliğe paralel olarak ritmik bir
şekilde sallanıyor, sertleşmiş meme uçlarım her seferinde kıllı
göğüslerine çarpıyordu. Bir yandan alttan becerirken diliyle de üstten
bu işi yapıyordu adeta. Ben se gökyüzünde uçtuğumu sanıyor tırnaklarımla
sırtını parçalıyordum. Ağzımın içindeki hırlamalarının artmasından
finalin yaklaştığını hissediyordum. Artık dayanamamıştım ve titreye
titreye orgazm oluyordum. Adam vücudumu kendisininkine sertçe
yapıştırmış içime kesik kesik boşalıyordu, bir yandan da hırıltıyla
ağzımın içine tükürüklerini saçıyordu. Bir süre öylece kaldıktan sonra
indim. Sıvıların bir kısmı bacaklarımın arasından sızıyor, bir kısmı
yere damlamış, bir kısmı da aletin uç kısmında ışıkta parlıyordu. Birkaç
tas suyla temizlendikten sonra koşarak oradan uzaklaşırken göz
yaşlarımı tutamıyordum. Hayatımın bu en şiddetli orgazmını, belki de en
mutlu anını yaşadığım saniyeler kalan ömrümün yıllarına mal olacaktı.
Belki de buna ağlıyordum. Kocamın izinli gelmesi, gittiği hamamdaki
oğlanın gevezeliği, şüphelenen kocamın sorgusu, benim hiç inkara
kalkışmamam, yediğim iki tokat değildi tuhaf olan. Tuhaf olan, kocama
olan sevgimden ve onunla sevişme isteğinden doğan büyülü ruh halinin
beni kocamdan koparacak bir sonuca yol açması. Daha sonraki yıllarda
hiçbir zaman unutamadığım dakikaları yaşadığım hamamdaki adamın yüzünü
bile tam olarak hatırlayamazken, eski kocamı hayatım boyunca hiç
unutmadım ve onu hep sevdim. Kendisi bilmese de…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir